Yönetmen: Shigeyuki Miwa
Stüdyo: Brain’s Base
Tür: Aksiyon, Komedi, Büyü
Yapım Yılı: 2013
Bölüm Sayısı: 10
Anime Puanı: 10/8.5
Blood Lad’da olaylar asil bir iblis soyundan gelen ve vampir olan Staz etrafında gelişiyor. Staz’ın yaşadığı iblis dünyası (insan haricinde her türlü iblisin – vampir, kurtadam, şekil değiştiren, ejderha, aklınıza ne gelirse) bölgelere ayrılmıştır ve Staz da doğu bölgesinin patronudur. Lakin gücünden kimsenin şüphe etmediği Staz diğer iblislerden biraz farklıdır. Staz, insan dünyasının nimetleri olan animelere, mangalara ve video oyunlarına oldukça düşkündür. Zor bela bulduğu insan dünyasından gelme bu ürünler onun hazinesidir. Anlayacağınız Staz “otaku” bir vampirdir. Günün birinde adamları Staz’a iblis dünyasına bir insanın geldiğini haber verir. Üstelik bir kızdır! Büyük bir heyecan duyan Staz hemen kızın kendisine getirilmesini emreder. Kızın adı Fuyumi’dir ve doğal olarak kafası bir hayli karışmıştır. Üstüne Staz’ın bitmek bilmeyen soruları eklenince (yine anime ve manga üzerine tabi) kızcağız iyice şaşırır. Derken birisi Staz’a bölge patronluğu için meydan okur. Staz meydan okuyanı kolaylıkla yener ama meydan okuyanın bitkilerinden birisi soluğu Staz’ın odasında alır ve Fuyumi’yi yer. Fuyumi’den geriye ise sadece kemikleri kalır. Staz tabi büyük bir şok geçirir ama küçük de olsa bir teselli bulurlar çünkü Fuyumi bir insan olarak iblis dünyasında öldüğü için hayalete dönüşmüştür ve bir nevi kendiside artık o dünyaya aittir. Staz da sorumluluğu üstlenerek Fuyumi’ye kendisini dirilteceğine dair söz verir. İlk işi de Dragonball mangasına göz atmak olur… 🙂

Blood Lad, kara mizah içerikli ve genelde temposu yüksek bir anime olarak çıkıyor karşımıza. İblis dünyasında yaşayan bin çeşit yaratık, Staz’ın anime düşkünlüğü ve vurdumduymazlığı güzel işlenmiş. Animede sürekli bir hareketlilik var ve sular nadiren duruluyor. Ya birileri dövüşüyor, ya kaçıyor, ya da herkes yerinde duruyorsa komedi unsuru ön plana çıkıyor. Komedi de dediğim gibi garip hareketlere değil mizaha dayalı. Espriler oldukça kaliteli ve özellikle diğer anime veya oyunlara yapılan atıflar gülümsetiyor. Örneğin Staz’ın en çok saygı duyduğu insanlardan birisi olan Goku’nun kamehameha’sını çekmeye çalışması (isim geçmiyor tabi ama anlıyorsunuz tabi) veya Final Fantasy hakkında bahsederken Staz’ın şaşırarak “nasıl yani? Devamı mı var? O zaman neden Final” gibi cümleler sarf etmesi eğlenceli. Ayrıca animenin bir de “ecchi” (basit ve kaba tabirle sapık:) yönü de yok değil. Animede bolca dekolte ve “garip durumlar” karşınıza çıkıyor ama dozunda tutulmuş. Yani uygun olduğu zaman çıkıyor ve olaya renk katıyor. Durduk yere hadi iki göğüs gösterelim durumu değil.