Film Analizi

Portekiz İrlanda İşi Dandik Bilim Kurgu Filmi: Collider – Zamanda Çarpışma

2012 yapımı Portekiz-İrlanda ortak yapımı bilim kurgu filmi Collider, ya da Türkçe adıyla Zamanda Çarpışma’yı  dört sene rötarla da olsa izleyebildim. (Aslında 2013’te gösterime girdiğini düşünürsek sadece üç sene gecikmişim)

Filmin yönetmeni daha çok TV için çalışan Jason Butler. Zaten Collider da yönetmenin tek sinema filmi. Filmin temposunun zaman aman çok düştüğü, senaryonun teklediği ya da kurgunun çuvalladığı gerçek olsa da filmin genelinde bir inandırıcılık söz konusu olduğundan yönetmenin iyi bir iş çıkardığını söyleyebiliriz. Bu arada görüntü yönetmeni ve color correction’ı yapan kişileri de tebrik etmek gerekir. Zira resimler son derece güzel.

Film, birkaç sene önce dünyayı yok edeceği iddia edilen Cern’deki hydron hızlandırıcı deneyi ile alakalı. Nobel ödüllü bilim adamının zeki fizikçi oğlu, deneyin bir felaketle sonuçlanacağını söyler ama kimse onu dikkate almaz. (Hımmm klasik TV filmi tadı) Neyse ki bu kısımlar gazete haberleri ile geçilmiş.

Ardından terkedilmiş bir otelde kendine gelen beş kahramanımız ile tanışıyoruz. Nerede oldukları hakkında bir fikri olmayan bu beş kişi, dünyanın değişik yerlerinden bir şekilde buraya “kaçırılmış” olduklarını düşünürler. Ama çok geçmeden çılgın bilim adamımız olaya dahil olur ve bu vatandaşların 2012 yılından bir “yan etki” nedeni ile 2018 yılına geldikleri anlaşılır. (zamanla birlikte mekan da değiştirmişler) 2018’in dünyasında yaşayan hiç kimse kalmamıştır. Deneyden sonra dünyada yaşam yok olmuştur. Üstelik etrafta korkunç canavarlar dolaşmakta ve karanlık çökünce dehşet saçmaktadırlar! Şimdi kahramanlarımızın amacı 2012’ye dönüp deneyi engellemektir!

Filmin bir odada başlaması filmin yapısı hakkında net bir fikir verdi. (aslında uzayda başladı ama o sayılmaz) Sahnelerin uzun süre otelin içinde devam etmesi bir yana, Avrupa yapımı oluşu, hikayenin kısıtlı mekânda geçeceğinin bir işaretiydi zaten. Ne var ki, diğer kısıtlı Avrupa yapımları ya da bir çok muhtelif bağımsız yapımlara göre hikayenin işleyişi çok zayıf. Hele ki yönetmenin TV dizileri yaptığını düşünürsek, izleyiciyi rahatlıkla ekrana bağlamasını beklerdim. Tempoyu diri tutmak adına bir takım çatışmalar yaratılmaya çalışılmış. Yakışıklı çocuğun, vahşi kıza durduk yere “bu araç gereci bulmak için kiminle yattın?” diye saçma bir soru sorması ve kızın buna tepki vererek adamın gırtlağına yapışması, liderliğe soyunan olgun jön’ün nedense silah çekmesi gibi. Sokak kapısını koruyucu kıyafeti olmadan açan, kızını düşünen içten pazarlıklı kadının elinin radyasyon (ya da kimyasal gazlardan) yanması ama kimsenin doğru düzgün bir tepki vermemesi senaryo kopukluklarına bir örnek. Dışardaki gaz da tam bir muamma. Bazen maskesiz bazen maskeli çıkıyorsunuz. Ne olacağı belli değil. Yüzünüz de ycollider (1)anabilir, hava da alabilirsiniz. Bilim Adamı bunu havanın kararsız yapısına bağlıyor. E iyi de o kararsız yapı sadece sokakta mı? Camdan pencereden girmiyor mu içeri? Bu da bir soru işareti.

Film ilerleyen dakikalarda farklı bir gerçeğin ortaya çıkması ile ilginç hale gelirmiş gibi oluyor ama… Ama o kadar işte. Hiç de ilginç olmuyor.

Daha sağlam bir senaryo ile başarılı bir bilim kurgu filmi olabilirmiş.

Filmin IMDB puanı 4.7. Yani filmi puanlayanlar “olmamış” demişler. Ben filmi izlediğime pişman değilim çünkü aklıma acayip bir film projesi geldi. 🙂

 

Categories:   Film Analizi

Comments